Final haftasıydı, kütüphanenin o en alt katındaki, kimsenin uğramadığı kör noktalardan birinde sabahlıyorduk. Normalde sadece kahve ve notlar arasında boğulmamız gerekiyordu ama sabaha karşı saat 04:00 sularında o yorgunluk ve uykusuzluk hali garip bir çekime dönüştü.
Yan masadaki o çocukla (ismini vermeyeceğim ama mühendislikte olduğunu biliyorum) sadece göz göze gelerek anlaştık....
Yan masadaki o çocukla (ismini vermeyeceğim ama mühendislikte olduğunu biliyorum) sadece göz göze gelerek anlaştık....